Tarih
1953’ten 1979’a: Amerika–İran ilişkilerinin uzun hafızası
Bugünkü çatışmayı anlamak için petrolün yanında egemenlik ve müdahale hafızasına da bakmak gerekiyor. Üstelik 1973 ve 1979 petrol krizleri aynı olay değil.
Bugünden geriye bakarken
Editoryal yorum
Amerika–İran çatışmasının petrol krizleri ve İran Devrimi’ne uzanan köklerini sormak, tek bir başlangıç tarihi aramak anlamına gelmemeli. Bugünün kararları bugünün sorumluluğunu taşır. Tarih, bu kararların alındığı ortamı ve karşılıklı güvensizliğin neden kolay aşılmadığını anlamaya yardımcı olabilir.
1951 ve 1953: petrol, egemenlik ve müdahale
Kaynaklara dayalı bilgi
İran’ın 1951’de Anglo-Iranian Oil Company’nin varlıklarını millîleştirmesi, Birleşik Krallık’la büyük bir anlaşmazlık yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı arşiv cildi, CIA’nın rolünü ve Başbakan Muhammed Musaddık’ın 19 Ağustos 1953’te devrilmesine uzanan gizli operasyonları belgeliyor. Bu kayıtlar, petrol anlaşmazlığının Soğuk Savaş politikalarıyla iç içe geçtiğini gösteriyor.
[1] ABD Dışişleri Bakanlığı arşivi · FRUS, Iran 1951–1954, önsöz ve cildin kapsamı
İki petrol krizini ayırmak
Kaynaklara dayalı bilgi
1973’teki Arap petrol ambargosunu İran Devrimi ile karıştırmamak gerekiyor. ABD arşivinin 1973–1976 İran cildi, Şah yönetimindeki İran’ın Arap ambargosuna katılmadığını, buna karşılık petrol fiyatlarının yükseltilmesini desteklediğini belirtiyor. 1978–1979’daki devrim ve Şah yönetiminin çöküşü ise ikinci petrol şokunun farklı bağlamıydı. Federal Reserve’in tarih çalışması, İran’daki üretim kaybının yanında küresel talebi ve yeni kesintilerden duyulan korkuyla yapılan stoklamayı da fiyat artışının etkenleri arasında ele alıyor.
[2] ABD Dışişleri Bakanlığı arşivi · FRUS, Iran; Iraq 1973–1976, önsöz · [3] Federal Reserve History · Oil Shock of 1978–79
Hafıza açıklıyor; kader yazmıyor
Editoryal yorum
Benim bu zaman çizelgesinden çıkardığım yorum, petrol ile siyasi egemenliğin birbirinden ayrı düşünülemediği. Bir tarafın güvenlik politikası diye gördüğü adım, diğer tarafta müdahale hafızasını canlandırabilir. Ama 1953’ten bugüne kesintisiz ve kaçınılmaz bir savaş çizgisi çizmek, aradaki tercihleri siler. Geçmişi bilmenin değeri, bugünkü seçenekleri daha iyi tartabilmekte.