Teknoloji
Baz istasyonunu göğe taşımak: internet için ara katman
Sceye ve SoftBank, stratosferdeki bir platformdan telefonlara bağlantı sağladı. Fikir yeni değil; Google’ın Loon deneyimi, teknik başarıyla kalıcı bir hizmet kurmanın farklı meseleler olduğunu hatırlatıyor.
17 kilometre yukarıdan bir telefon görüşmesi
Sceye’nin açıklamasına göre stratosferdeki platformu, yaklaşık bir ay süren ABD–Japonya gidiş dönüşünde 30 bin kilometreye yakın yol aldı. Japonya üzerinde yürütülen denemelerde 16,5–17 kilometre irtifadan mesajlaşma, sesli görüşme, internet erişimi ve video aktarımı yapıldı. SoftBank ile yürütülen testlerde acil durum iletişimi ve insansız hava araçlarıyla bağlantı da sınandı.
Buradaki fikir, yerdeki baz istasyonlarıyla uzaydaki uyduların arasına yeni bir katman koymak. Platform üzerindeki bir sunucuyla verinin bir kısmı doğrudan havada işlendi. Şirket ortalama gidiş dönüş işlem yanıtını 68 milisaniye olarak açıklıyor. Bu sayı belirli bir test düzeninin sonucu; her yerde ve her telefonda aynı gecikme yaşanacağı anlamına gelmiyor.
Loon’un bıraktığı not
Google’ın araştırma şirketi X, yıllar önce benzer bir soruya Loon projesiyle yaklaşmıştı. Stratosferde rüzgârlarla taşınan balonların, kırsal ve bağlantısı zayıf bölgelerde internet erişimi sağlaması amaçlanıyordu. Loon, X’in kendi tarihçesinde 2018–2021 arasında Alphabet şirketi olarak yer alıyor; proje daha sonra kapatıldı.
X, kapanışın ardından teknik birikimin paylaşıldığını ve bazı teknolojilerin ışıkla bağlantı sağlayan Taara projesinde yaşamaya devam ettiğini anlatıyor. Yani bir projenin sona ermesi, elde edilen bilginin tümüyle kaybolduğu anlamına gelmiyor. Aynı zamanda uçabilen ve bağlantı kurabilen bir sistemin, tek başına sürdürülebilir bir hizmete dönüşmediğini de gösteriyor.
Deneme uçuşundan günlük hizmete
Sceye’nin duyurusu somut bir bağlantı denemesini anlatıyor. Bundan ülke çapında kurulmuş, herkesin satın alabileceği bir şebeke sonucu çıkarmak için erken. Bir platformu havada tutabilmekle aynı bölgeye sürekli, bakımı yapılabilir ve ekonomik bir hizmet sunmak arasında işletme açısından önemli bir mesafe var.
İnternet altyapısını çoğu zaman telefonumuzdaki küçük bir simgeyle görüyoruz. O simgenin arkasında ise yer, enerji, mesafe ve bakım hesabı bulunuyor. Göğe taşınan bir baz istasyonu bu hesabı ortadan kaldırmıyor; yerini değiştiriyor. Yeni denemeyi ilginç yapan da yalnız yüksekten uçması değil, altyapının hangi koşullarda başka biçimde kurulabileceğini yeniden sordurması.